Diameprid 1 Mg 30 Tablet

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z
ÖNEMLİ UYARI:
Doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanımı sağlığınıza ciddi zararlar verebilir!
Sitemizde yayınladığımız ilaç bilgileri ile doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayınız!
Aksi halde doğabilecek sağlık sorunlarından sitemiz sorumlu tutulamaz.

Üretici Firma Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Etken Madde: Glimepirid

Kategori: Sindirim Sistemi ve Metabolizma (Gastrointestinal)/Oral Antidiyabetik

Fiyat 4,82 TL

Barkod No 8699514018605





Formülü:

Farmakolojik özellikleri:

Endikasyonları:

Kan şekeri düzeylerinin tek başına diyet, fiziksel egzersiz ve kilo kaybı ile yeterince kontrol edilemediği insüline bağımlı olmayan (tip II) diyabet olgularında kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Glimeprid, insüline bağımlı diyabetin (tip I diyabet) (örneğin daha önce ketoasidoz hikayesi olan
diyabetiklerin tedavisi için), diyabetik ketoasidozun veya diyabetik prekoma ya da komanın tedavisi
için değildir.
Glimeprid, diğer sülfonilürelere, diğer sülfonamidlere veya yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılığı
olan hastalarda kullanılmamalıdır (aşırı duyarlılık reaksiyon riski).
Ağır karaciğer yetmezliği olan hastalarda ve diyaliz hastalarında kullanılmasına ilişkin hiçbir
deneyim kazanılmamıştır. Ciddi böbrek ya da karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda
optimal metabolik kontrol sağlanıncaya kadar insülin tedavisine başlanması önerilmektedir.
Gebelik ve laktasyon Gebelik kategorisi C'dir. Fetusa olası risklerden kaçınmak için glimeprid
gebelik sırasında alınmamalıdır Gebe kalmayı planlayan hastalar hekimlerini bilgilendirmelidir. Böyle
hastalarda insülin tedavisine başlanmalıdır.
Glimeprid anne sütüne geçtiğinden bebeğe zarar verebilir. Bu nedenle emziren annelerde glimeprid
kullanmamalıdır.

Uyarılar/Önlemler:

Optimal kan şekeri kontrolünü sağlamak için doğru beslenme, düzenli ve yeterli fiziksel egzersiz ve
eğer gerekli ise kilo kaybı, en az düzenli glimeprid alımı kadar önemlidir. Yeterince düşürülmemiş
kan şekerinin (hiperglisemi) klinik belirtileri, idrar yapma sıklığında artış, aşırı susama, ağız
kuruluğu ve deri kuruması gibidir. Tedaviye başlarken hasta glimeprid'in etkileri, riskleri, diyet ve
fiziksel egzersizle birlikte uygulandığındaki etkisi hakkında bilgilendirilmelidir.
Tedavinin ilk haftalarında hipoglisemi riski artmış olabilir ve özellikle bu dönemde dikkatli izleme
gerekmektedir.
Hipoglisemiyi destekleyen faktörler
- Hastanın iletişim isteksizliği ya da (yaşlı hastalarda daha sık olarak) yetersizliği,
- Beslenme yetersizliği, düzensiz öğün aralıkları ve kaçırılan öğünler,
- Fiziksel egzersiz ile karbonhidrat alımı arasındaki dengesizlik,
- Diyette değişiklikler,
- Alkol tüketimi özellikle de kaçırılan öğünlerle bir arada,
- Böbrek fonksiyon bozukluğu,
- Ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu,
- Glimeprid doz aşımı,
- Karbonhidrat metabolizmasını etkileyen kompanse edilmemiş belirli endokrin sistem
bozuklukları,
- Bazı ilaçlarla birlikte kullanıldığında oluşan ilaç etkileşmeleri (ilaç etkileşmeleri bölümüne
bakınız).
Bu tür faktörler ve hipoglisemik ataklar özellikle dikkatli takip gerektirdiğinden hekim bunlar
hakkında bilgilendirilmelidir.
Eğer hipoglisemi için bu tip risk faktörleri bulunuyorsa, glimeprid dozajını ya da tüm tedaviyi
yeniden düzenlemek gerekli olabilir. Tedavi sırasında bir başka hastalık ortaya çıktığında ya da
hastanın yaşam şekli değiştiğinde tedavinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Hipoglisemi semptomları, yaşlılarda ve otonom nöropatili hastalarda ya da beta-bloker, klonidin,
rezerpin, guanetidin veya diğer sempatolitik ilaçlarla birlikte tedavi gören hastalarda daha hafif
olabilir veya hiç olmayabilir.
Hipoglisemi, karbonhidrat alımı ile (glukoz veya şeker, örneğin kesmeşekeri, şekerli meyve suyu ve
şekerli çay şeklinde) hemen hemen her zaman istenilen biçimde kontrol edilebilmektedir. Bu
amaçla hastalar her zaman yanlarında minimum 20 gram glukoz taşımalıdır. Komplikasyonlardan
kaçınmak için başka insanların yardımına gereksinim duyabilirler. Suni tatlandırıcılar hipoglisemiyi
kontrol etmede etkisizdir.
Diğer sülfonilürelerden bilindiği üzere başlangıçta alınan başarılı önlemlere rağmen hipoglisemi
tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle devamlı göz altında tutulmalıdır. Ağır hipoglisemi, ek olarak acil
tedavi, bir hekim tarafından takip ve bazı durumlarda da hastanede tedavi gerektirir.
Farklı hekimler tarafından tedavi gerektiğinde örneğin; bir kaza sonrasında hastaneye yatış,
tatildeyken hastalanma gibi hasta diyabet durumu ve önceki tedavisi hakkında hekimi
bilgilendirmelidir. Ayrıcalıklı stres durumlarında (örneğin travma, cerrahi, ateşli enfeksiyonlar) kan
şeker kontrolü bozulabilir ve geçici olarak insüline başlamak gerekebilir.
Glimeprid tedavisi sırasında, kan ve idrar glukoz düzeyleri düzenli olarak kontrol edilmeli, ek olarak
glikozillenmiş hemoglobin oranı da izlenmelidir.
Özellikle tedaviye başlarken veya tedaviyi değiştirdikten sonra ya da düzenli olarak glimeprid
alınmadığında hipo veya hiperglisemiye bağlı olarak dikkat ve reaksiyon bozulabilir. Örneğin taşıt
veya makine kullanımını etkileyebilir.

Yan etkiler/Advers etkiler:

Glimeprid ile kazanılmış deneyimlere ve diğer sülfonilürelere ait bilgilere dayanarak aşağıdaki
advers etkiler gözönünde bulundurulmalıdır.
Hipoglisemi Glimeprid'in kan şekerini düşürücü etkisinin bir sonucu olarak hipoglisemi ortaya
çıkabilir ve de uzun sürebilir.
Olası hipoglisemi semptomları arasında başağrısı, aşırı açlık, bulantı, kusma, halsizlik, uyku hali,
uyku bozukluğu, huzursuzluk, saldırganlık, konsantrasyon bozukluğu, dikkat ve reaksiyonda
bozulma, depresyon, konfüzyon, konuşma bozuklukları, afazi, görme bozuklukları, tremor,
paraziler, duyu bozuklukları, baş dönmesi, güçsüzlük, otokontrol kaybı, deliryum, serebral
konvülsiyonlar, somnolans , koma ve bradikardinin bulunduğu bilinç kaybı sayılabilir. Ayrıca
terleme, ıslak deri, anksiyete, taşikardi, angina pectoris ve kardiyak aritmiler gibi adrenerjik karşı
düzenleme belirtileri olabilir. Ağır hipoglisemik atağının klinik tablosu inme tablosuna benzeyebilir.
Hipoglisemi düzeltildiğinde, hipoglisemi semptomları hemen her zaman ortadan kalkar.
Gözler Özellikle tedavinin başlangıcında kan şekeri düzeylerindeki değişikliğe bağlı olarak geçici
görme bozukluğu olabilir. Sindirim sistemi Bazen bulantı, kusma, epigastriumda baskı ya da doluluk
hissi, karın ağrısı ve diyare gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Nadir olgularda karaciğer enzim
düzeyleri artabilir, karaciğer fonksiyon bozukluğu (örneğin kolestaz ve sarılık) ve muhtemelen
karaciğer yetmezliği ile sonuçlanan hepatit gelişebilir. KanKan tablosunda ciddi değişiklikler ortaya
çıkabilir. Nadiren, trombopeni, nadir olgularda lökopeni, hemolitik anemi ya da örneğin
eritrositopeni, granülositopeni, agranülositoz ve pansitopeni (miyelosupresyona bağlı olarak)
gelişebilir. Diğer bazı durumlarda kaşıntı, ürtiker, veya döküntü formunda alerjik ya da
psödoalerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu gibi reaksiyonlar hafiftir fakat daha ciddi olabilir ve
bazen şoka kadar ilerleyebilen dispne ve kan basıncında düşme buna etki edebilir. Ürtiker görülürse
hekim acilen bilgilendirilmelidir. Nadir vakalarda alerjik vaskülit ve deride ışığa karşı aşırı
duyarlılık, serum sodyum konsantrasyonlarında bir düşme görülebilir.
Ağır hipoglisemi, kan tablosunda belirli değişiklikler, şiddetli alerjik veya psödoalerjik reaksiyonlar
veya karaciğer yetmezliği gibi bazı advers etkiler belirli şartlar altında hayatı tehdit edici hale
gelebildiklerinden ani veya şiddetli reaksiyonlar ortaya çıkarsa ilk olarak hekime haber verilip
hekimin bilgisi dışında ilaç kullanılmamalıdır.

İlaç etkileşimleri:

Glimeprid tedavisi altındayken diğer belirli ilaçları alan ya da almayı bırakan kan şekeri kontrolünde
değişiklikle karşılaşabilirler.
Glimeprid ile elde edilen deneyimlere ve diğer sülfonilüreler hakkında bilinenlere dayanarak
aşağıdaki etkileşimler göz önünde bulundurulmalıdır
İnsülin ve diğer oral antidiyabetikler, ACE inhibitörleri, allopurinol, anabolik steroidler ve erkek seks
hormonları kloramfenikol, kumarin türevleri, siklofosfamid, dizopiramid, fenfluramin, fibratlar,
fluoksetin, guanetidin, MAO inhibitörleri, mikonazol, paraaminosalisilik asit, yüksek doz parenteral
pentoksifilin, fenilbutazon, azapropazon, oksifenbutazon, probenesid, kinolonlar, salisilatlar,
sülfinpirazon, sülfonamidler, tetrasiklinler gibi ilaçlardan biri alındığında kan şekerini düşürücü etki
artabilir ve dolayısı ile bazı durumlarda hipoglisemi meydana gelebilir.
Asetazolamid, barbitüratlar, kortikosteroidler, diazoksit, diüretikler, epinefrin (adrenalin) ve diğer
sempatomimetik ajanlar, glukagon, uzun süreli laksatif kullanımından sonra, yüksek dozlarda
nikotinik asid, östrojenler ve progestojenler, fenotiazinler, fenitoin, rifampisin, tiroid hormonları gibi
ilaçlardan biri alındığında kan şekerini düşürücü etkinin zayıflamasıyla kan şekeri düzeyleri
yükselebilir.
H2 reseptör antagonistleri, klonidin ve rezerpin kan şekerini düşürücü etkinin artmasına ya da
zayıflamasına yol açabilir.
Beta-blokerler glukoz toleransını düşürür. Bu durum diabetes mellituslu hastalarda metabolik
kontrolün bozulmasına yol açabilir.
Beta-blokerler, klonidin, guanetidin ve rezerpin gibi sempatolitik ilaçların etkisi altında,
hipoglisemiye karşı adrenerjik düzenleme belirtileri azalmış olabilir ya da hiç olmayabilir.
Hem kronik hem de akut alkol alımı, glimeprid'in kan şekerini düşürücü etkisini önceden tahmin
edilemeyen biçimde artırabilir ya da zayıflatabilir.
Kumarin türevlerinin etkisi artabilir ya da azalabilir.

Kullanım şekli ve dozu:

Prensipte glimeprid'in dozajı arzu edilen kan şekeri düzeyine göre ayarlanmaktadır. Glimeprid
dozajı, istenen metabolik kontrolü sağlamaya yeterli olacak en düşük düzeyde tutulmalıdır.
Glimeprid tedavisi bir hekim tarafından başlatılmalı ve izlenmelidir. Glimeprid reçete edilen
zamanlarda ve dozlarda alınmalıdır. Örneğin bir dozun alınmasının unutulması gibi hatalar hiçbir
zaman bunu takiben daha yüksek dozun alınması ile düzeltilmemelidir. Eğer çok yüksek bir doz ya
da fazladan bir doz alınmışsa hekime derhal haber verilmelidir.
Başlangıç ve idame dozları kan ve idrar glukozunun düzenli kontrolünün sonuçlarına dayanarak
ayarlanır ve idrar glukoz düzeylerinin izlenmesi ayrıca tedavideki primer ve sekonder yetersizliklerin
görülmesini sağlar.
Başlangıç dozu ve doz ayarlaması alışılmış başlangıç dozu, günde bir kez 1 mg glimeprid'dir (2 mg'ı
geçmemelidir). Eğer gerekli ise günlük doz arttırılabilir. Artış düzenli kan şekeri izlemelerine
dayandırılmalı ve kademeli olarak örneğin bir ila iki hafta gibi aralıklarla ve şu doz basamaklarına
göre 1 mg - 2 mg - 3 mg - 4 mg - 6 mg ve istisnai durumlarda 8 mg yapılmalıdır.
İyi kontrol edilen diyabetli hastalarda doz sınırlarıİyi kontrol edilen diyabetli hastalarda alışılmış doz
aralığı günde 1 ila 4 mg glimeprid'dir. Sadece bazı hastalar 6 mg'dan daha yüksek günlük dozlara
gereksinim duyabilirler.
Doz dağılımı Doz dağılımı ve zamanlamasına hastanın yaşam tarzı göz önüne alınarak bir hekim
tarafından karar verilmelidir. Normal olarak günlük tek bir doz glimeprid yeterlidir. Bu dozun
kuvvetli bir kahvaltıdan hemen önce ya da -hiçbir şey yenmemişse- ilk ana öğünden hemen önce
alınması önerilmektedir. Glimeprid alındıktan sonra öğün atlamamak çok önemlidir.
İkincil doz ayarlaması Diyabet kontrolü düzeldikçe, insüline duyarlılık artmaktadır. Dolayısıyla
tedavi ilerledikçe glimeprid ihtiyacı düşebilir. Hipoglisemiden kaçınmak için glimeprid tedavisinde
zamanla doz azaltımı veya kesilmesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Dozaj ayarlaması da; hastanın ağırlığı değiştiğinde veya hastanın yaşam tarzı değiştiğinde ya da
hipoglisemiye ya da hiperglisemiye karşı artmış bir duyarlığa neden olabilecek diğer faktörler
ortaya çıktığında (Uyarılar / Önlemler bölümüne bakınız) göz önüne alınmalıdır.
Tedavinin süresi Glimeprid ile tedavi normal olarak uzun süreli bir tedavidir.
Diğer oral antidiyabetiklerden glimepirid'e geçiş Glimeprid ile diğer kan şekerini düşürücü ajanlar
arasında kesin bir doz ilişkisi yoktur. Glimeprid diğer bu tip ajanların yerine kullanıldığı zaman
günlük başlangıç dozu 1 mg'dır. Bu durum bir diğer oral kan şekerini düşürücü ajanın maksimum
dozundan olan geçişlerde bile uygulanır. Herhangi bir glimeprid doz artışı yukarıda verilen başlangıç
dozu ve doz ayarlaması ile uyumlu olmalıdır. Daha önceki kan şekerini düşürücü ajanın etki süresi
ve gücü göz önünde bulundurulmalıdır. İlaç alımına bir süre ara verilmesi hipoglisemi riskini arttıran
additif etkilerden kaçınmak için gerekli olabilir.
İnsülin ile kombine tedavi Glimeprid ve insülin kombinasyon tedavisi, tedavi başarısızlığı olan
hastalarda uygulanabilir. Kombinasyon tedavisine başlamak için açlık glukoz seviyesi hastaya bağlı
olarak plazma veya serumda 150 mg/dl'nin üzerinde olmamalıdır. Önerilen glimeprid dozu günde 1
kez uygulanmak üzere ilk ana öğünle beraber 8 mg'dır. Düşük doz insülinle başlandıktan sonra
açlık kan şekerinin düzenli ölçümü doğrultusunda insülin doz ayarlaması (arttırılması) haftalık
olarak yapılabilir. İdame tedavisi sırasında glukoz ve HbA1c düzeylerine göre periyodik insülin doz
ayarlaması gerekebilir.
16 yaşın altındaki hastalarda güvenlik ve etkinliğe ait klinik veri mevcut değildir.
Glimeprid tabletleri yeterli miktarda sıvı ile çiğnenmeden bütün olarak yutulmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Diameprid 1 Mg 30 Tablet prospektüsü, neler için kullanılır, etkileri, Diameprid 1 Mg 30 Tablet yan etkileri, Diameprid 1 Mg 30 Tablet fiyatı, ilaç bilgileri