DERİNİN GÖREVLERİ

DERİNİN GÖREVLERİ: Derinin çeşitli görevleri vardır. Bunlardan en önemlisi insan vücuduyla dış ortam arasında bir sınır oluşturmasıdır. Deri vücut ısısının normal sınırlar arasında korunmasına yardımcı olur. Örneğin, sıcak havalarda ter bezlerinden salgılanan fazla ter, vücut yüzeyini nemlendirir. Bu nemlilik, kısmen vücut ısısıyla buharlaştırılıp vücut yüzeyinden uzaklaştırılmaya çalışılır. Böylece vücut ısısınınbir bölümü bu işlem için kullanılarak ısı kaybı, dolayısıyla da serinleme sağlanmış olur. Soğuk havalarda kıl diplerindeki kaslar refleks olarak, kasılırlar. Bunun sonucu olarak vücut yüzeyindeki kıllar dikleşir ve aralarında hareketsiz bir hava tabakası oluşur. Kılların arasında kalan bu hava tabakası, ısıyı kötü ilettiğinden vücut ısısıyla dış ortamın soğuk havası arasında bir dereceye kadar ılık ve kalıcı bir engel oluşturur. Kıl diplerindeki kaslar kasıldığında, buralarda bulunan yağ bezleri, deri yüzeyine yağ salgılarlar. Bu yağın da vücut ısısının kaybını azaltıcı etkisi vardır. Öte yandan derinin tüm kalınlığının ve derialtı yağ dokusunun da ısısını koruyucu etkileri vardır. Derideki kılcal damarlar, sıcak havalarda genişleyerek vücudun ısı kaybetmesini sağlarlarken, soğuk havalarda bunun tam tersini gerçekletirirler. Yani soğuk havada büzülüp ısı kaybını önlerler. Burada önemli bir noktaya değinmek istiyoruz. Soğuk havalarda ısınmak amacıyla alkol alındığında gerçekten bir sıcaklık duylulur. Bu sıcaklık duygusunun nedenlerinden biri, alkolün deri damarlarını genişletmesi sonucu vücut içindeki oldukça sıcak kanın deriye akın etmesidir. Deriye gelen bu sıcak kan, derideki ısıya duyarlı sinir uçlarını uyarır kişiye sıcaklık duygusu verir. Hava soğuk olduğundan alkolün etkisiyle genişleyen deri damarlarından, bu kez fazla ısı kaybedilmeye başlanır. Böylece kişi bir süre sonra daha çok üşümeye başlar. Soğuk havada ısınmak amacıyla alkol alınması, yukarıda açıkladığımız nedenlere bağlı olarak donma tehlikesi yaratır.Derinin yapısında bulunan ve biraz ileride ayrıntılarıyla inceleyeceğimiz ekrin ter bezleri, asit özellikte bir ter salgılarlar. Buna bağlı olarak deri yüzeyinin pH’sı, 4-5.5 arasında, yani asit özellikte korunur. Deri yüzeyinin bu asit Özelliği deriyi çeşitli mikroplara karşı korur. Vücudun kıvrım yerlerini Örten derinin yapısında, ekrin ter bezleri yerine, salgısı baz olan apokrin ter bezleri bulunur.Bu nedenle bu bölgelerde deri yüzeyinde koruyucu bir asit örtüsü oluşmaz. Buna bağlı olarak da kıvrım yerlerinde derinin mantar hastalıklarına ve piyodermilere çok rastlanır. Deri aynı zamanda bir depo organıdır. Burada en önemli depo maddesi karbonhidratlardır. Bunun yanı sıra, deri altı yağ tabakası geniş bir yağ deposu olarak görev yapar. Deri damarlarında bol miktarda kan dinamik bir biçimde depo edilmiş durumdadır. Deri aynı zamanda bir su deposudur. Derinin belkide en önemli görevlerinden biri de D vitamini depolama ve sentez edebilme yeteneğidir. Deride D vitamininin ön maddesi olan 7-dehidrokolesterol,”~ ultraviyole ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Deride bulunan melanin adlı boya maddesi, deriyi ve vücudu güneşin zararlı ışınlarına karşı belli bir ölçüde korur.Vücuttaki bazı maddeler derideki ter bezleri aracılığıyla dışarı atılırlar. Örneğin üre, asit Ürik, kolin, kreatin, demir ve potasyum tuzları ekrin ter bezlerinden deri yüzeyine, vücut dışına atılırlar. Apokrin ter bezlerinden yağlar ve amonyak atılır. Bilindiği gibi vücudun kıvrım yerlerindeki ter, örneğin koltuk altı teri daha kötü kokar. Bunun nedenini şöyle açıklayabiliriz. Daha Önce değindiğimiz gibi kıvrım yerlerinde apokrin ter bezleri bulunur. Bu bezlerden yukarıda değindiğimiz gibi yağ ve amonyak salgılanır. Buna ek olarak apokrin salgılarının baz olduğu anımsanırsa kötü kokunun nedeni ortaya çıkar. Kötü kokunun nedeni işte salgılanan bu maddeler ve bölgelerin bazik olmalarıdır. Deri aynı zamanda yağda eriyebilen maddelere karşı geçirgen bir ortam oluşturur. Öte yandan deri çeşitli duyuları algılayan duyu organcıklarını ve sinir uçlarını barındıran bir yapıdır.