Sodyum

SODYUM: “Sodyum” (Na) hücre dışındaki katyonlar arasında en çok bulunan madendir. Sodyum vücudun asit-baz dengesinin ayarlanmasında etkili olduğu gibi, organizmadaki ozmotik basıncın oluşmasına da katkıda bulunarak, vücudun su tutmasını sağlamaktadır. Sodyum aynı zamanda kas hücrelerinin kasılma işlevinde, hücre içi ile hücrelerarası ortam arasındaki su ve elektrolit alışverişinde görev alan bir madendir. Hergün besinlerle ahnan sodyumun miktarı 3 g kadardır. Sodyumun vücuttan atılmasını sağlayan en önemli iki mekanizma ise terleme ve idrardır. Bu nedenlerle sıcakta terlemiş olan kimselerin duşla birlikte bir miktar da tuz almaları gereklidir.Organizmadaki tuz fazlalığı da tuz azlığı da olumsuz sonuçlar yaratmaktadır, örneğin fazla tuzlu yiyen kimselerde kandaki tuz miktarı artmaktadır. Bu ise belli bir tansiyon yükselmesine neden olmaktadır.Bilindiği gibi tansiyon yüksekliği ise damar sertliği ile yakından ilgilidir. Vücutta sodyum azalması kusma, kas güçsüzlüğü ve ağrıları, bilinç bulanıklığı ve solunum yetmezliği belirtilerine yol açabilmektedir. Addison hastalığında kanda sodyum azlığı gelişir. Müzmin böbrek yetmezliğinin başlangıç dönemlerinde de hasta idrar yoluyla çok sodyum kaybettiği için sodyum yetmezliğine (hiponatremi) düşebilir.



Aşağıdaki tabloda bazı yiyeceklerin 100 gramında


Yiyecek Sodyum mg. Potasyum mg.


Sofra tuzu 38750 4


Baking powder 10000 150


Salamura zeytin 1500-5500 70-130


Dereotu 1000-1500 200-250


Tuzlu tereyağı 1000 20-25


Peynir 600-800 90-100


Bisküvi-Çörek 1000-1500 125-150


Ekmek 500-600 125-150


Beyin 125-150 200-250


Böbrek 150-175 200-225


Kuzu eti 75 300

Sığır eti 70 350-375


Kuru baklagil 25 800-1200


Çekilmiş kahve 75 32500


Maydanoz 50 750


Patates 5 425


Ispanak 75 680


Marul 30 800


Domates 3 250


Havuç 50 350


Portakal 2 200


Muz 2 375


Lahana 25 250


Patlıcan 3 220


Elma 2 100



bulunan sodyum ve potasyum miktarları verilmiştir.Hücre dışı sıvıların en önemli kat­yonu sodyumdur. Genel olarak klorür ve bikarbo­nat iyonları ile birleşmiş durumda bulunurlar ve böylece ortamın asit-baz dengesini ayarlarlar. Sodyum aynı zamanda vücut sıvılarının ozmotik baskısını da sağlar ve böylece aşırı su yitimini ön­ler. Vücudun beslenme alışkanlığına göre aldığı günlük tuz oranının % 90-95′i yeniden idrar yo­luyla atılır. Alınan tuzun niceliğiyle diyastolik kan basıncı arasında doğru orantılı bir ilişki olduğu bilinmektedir. Böylece aşırı ölçüde sodyum klorür (sofra tuzu) alınması hipertansiyona neden olur ya da daha önceden varsa artırır.